Komşu, bir seçimi daha geride bırakmanın heyecanını yaşıyor. Yunanistan'da dün yapılan seçim, bize bir kez daha kimsenin "sonsuza dek" iktidar koltuğunda kalamayacağını gösterdi. Başbakan Karamanlis, uğradığı ağır "bozgun"dan sonra Genel Başkanlık koltuğunu bırakmak zorunda kaldı. 'Kaldı' demeyelim; kendi isteğiyle bıraktı! ( Aynı şeyi ülkemizde görmek imkânsızdır! Bakınız: Deniz Baykal ve üzerine defalarca vesaire çekebileceğimiz örnekler)
* * * * *
Sonuçta, iktidara Yorgo Papandreu'nun sosyalist partisi Panhelenist Sosyalist Hareket (PASOK) geldi. PASOK, oyların yüzde 43. 62'sini alırken, Karamanlis'in YDP'si (Yeni Demokrasi Partisi), yüzde 35.07'de kaldı. Bu sonuç bize Yorgo Papandreu'nun 'tek başına' iktidara geldiğini gösteriyor. PASOK, 160 milletvekili çıkaracak.
* * * * *
Partisinin ve Papandreu'nun etkin muhalefeti, çok ve yoğun çalışmaları, iktidardaki YDP'nin bu sonucu kaybetmesinin en büyük etkenidir; diğer yandan, Karamanlis'in ve partililerin 'kendi elleriyle' kendi sonlarını hazırladıkları da bir gerçek.
Bilindiği üzere, iktidar partisi üyeleri hakkındaki yolsuzluk skandalları, göçmenle polisi başkent Atina'da karşı karşıya getiren "Kuran'a saygısızlık krizi", Yunanistan'ı cayır cayır yakan orman yangınlarına çok geç müdahale edilmesi, ekonomik kriz, krizde Başbakan'ın bu durumun iki yıl daha devam edeceğini belirterek halka, "kemerlerinizi sıkın" çağrılarında bulunması gibi nedenler, YDP'ye büyük ölçüde oy kaybettirdi.
* * * * *
Benzer durumu İran'daki seçimlerde de görmüştük; fakat İran'daki seçimlerde iktidar değişikliği olmasa da mollaların itibarını en hafif tabirle sarsacak olaylar yaşanmıştı.
Ahmedinejad, "oy hokkabazlığı" iddialarının havada uçuştuğu seçimde, iktidarını kaybetmese de, İran'da değişim rüzgârları esmeye başlamıştı.
Yeşiller, şehrin her yanını yeşile bürümüş ve İran sokaklarını özgürlük, değişim, yenileşme, otoriteye bayun eğmeme, halk egemenliği... kısaca "demokrasi" çığlıklarıyla inletmişlerdi. O gün hep birlikte hepimiz şu düşünceleri taşıyorduk:
Komşuda pişen bize de düşecekti.
Hâlâ da aynı fikirdeyiz. İran, kendi iç dinamikleri, derin tarih ve fikir bütünlüğüyle otoriteye boyun eğmeyecek ve içinde bulunduğu durumdan, kısa bir süre sonra kendini kurtaracaktır.
* * * * *
Yunanistan'daki seçimlere geri dönelim. PASOK lideri Papandreu, seçilmesi durumunda vaat olarak 4 milyar 360 milyon dolarlık bir "iyileştirme paketi" hayata geçireceğini açıklamıştı. Bu durum, piyasanın hareketleneceğini gösteriyor. Dolayısıyla bu paket, komşu piyasası için krize panzehir olacaktır.
Yeni Başbakan'ın zenginlere yüksek vergiler keserek, yoksulları biraz olsun rahatlatmayı planladığı da gündemde.
Ayrıca, Papandreu'nun 'Türkiye dostu' olduğu da biliniyor. Bu da iki ülke arasındaki ilişkilerin daha da gelişeceği yorumlarını beraberinde getiriyor. Türkiye'nin AB üyeliğini de destekleyen çiçeği burnunda Başbakan'ı yoğun bir gündemin içinde, verdiği söz ve vaatlerin ağırlığı karşılayacak.
Komşuda pişen bize de düşecek mi?..
Hep birlikte göreceğiz.
utku.ozbay@gmail.com