1-Kuruluş amacı ve süreci, 1980 öncesi tutumu.
PKK; Kürt diliyle adı konulmuş, Türkçe ile "
Partiya Karkeren Kürdistan" şeklinde okunan yasadışı silahlı örgüt, "Kürdistan İşçi Partisi" anlamına gelir. Ön bilgi vermeye devam edelim. Türkiye'nin güneydoğusu, Irak'ın kuzeyi, İran'ın kuzeybatı ve Suriye'nin de kuzeydoğusunda uzun dönemde bağımsız bir devlet kurmayı dile getiren, ancak ortaya çıkışından sonra hedeflerinde ve uygulamalarında zaman zaman bazı değişiklikler geçiren sosyalist temelli bir organizasyondur denebilir.
Abdullah Öcalan'ın 1974 senesinde "devrimcilik" söylemiyle kuruculuğunu üstlendiği örgütün adı "
demokratik vatan sever ankara yüksek öğretim ortaklığı" idi. İlk kuruluş amacı, ulusal zenginliğin 7 coğrafi bölgeye adil dağıtılmadığı ve bundan en çok zararı güneydoğu anadolu bölgemizin gördüğünü iddia ederek rejimi düzeltmek ya da değiştirmek olarak tanımlandı. Aslında bunda haklılık payı şüphesiz vardı. Fakat durum iyice analiz edildiğinde; sorunlar, PKK yöneticilerinin anlattığı gibi tek başına güneydoğu odaklı değildi. Örnek olarak elektrik dağıtım hizmetlerinin güneydoğu Anadolu bölgemizin bir çok köyüne Türkiye'nin diğer bölgelerindeki köylerden yıllar önce geldiği bilinmektedir. Ayrıca elektrik getirilse de devlet açısından fazla bir değişim olmamıştır çünkü ülke çapında milyarlar (TL) düzeyindeki kaybımızın sebebi başta güneydoğuda kullanılan kaçak elektriktir.
Ya da 1967 den beri devam eden bir GAP var ki nice yoksul bölgelere halen nasip olmadı.Evet bu proje yıllardır o bölge için azımsanamayacak bir istihdam kaynağıdır. Terör örgütü tarafından bu kapsamlı projeye dönem dönem önemli boyutta zararlar verilmiştir. Bu zararlar inşaatların gidişatını olumsuz etkilemiş, azımsanamayacak ölçüde kaynak ve tabii ki moral kaybına sebep olmuştur.
Hepsinden önemlisi de hiç şüphesiz giderek artan şehitlerimizdir
Lakin, güneydoğu anadolu bölgemizin tartışılmaz bir sorunu bulunmaktadır ki diğer bölgelerde de aynı oranda benzer sorunun yaşandığını söyleyemeyiz. Elbette feodal düzenden, toprak ağalarından ve karın tokluğuna çalıştırılan halktan yani işçi sınıfından bahsediyorum. Öcalan'ın örgütü en azından açıkladığı ideolojisnde bu düzene karşı olmak, feodal yapıyı değiştirmek, reform yapmak veya yaptırmak gayesiyle "sol anlayışta" bir grup olarak kuruldu. Zamanla misyon değiştirdi veya asıl hedefine yönelik faaliyetlere başladı diyebiliriz. 27 Ekim 1978 Diyarbakır Lice'de gerçekleştirilen Kongrelerinde örgütün yeni ismi PKK olarak değiştirildi. Feodal yapı ile alakalı problemlere demokratik yollar ile çözüm üretmek doğru ve mantıklı iken PKK bunu seçmeyip terör yöntemi ile yeni hedeflere ulaşma yolunu seçmiştir. İşte sıkıntı bu noktada başlamıştır ve ateşin dev boyutlara çıkmaya başlaması ya da körüklenmesi yıllar boyu gelen hiç bir hükümetin toprak reformu yapamayışıyla gerçekleşmiştir. Hükümetler her zaman zengini daha zengin edip orta sınıfı çoğu zaman yerinde saydırmış, fakiri ise her zaman daha fakir etmiştir. Bu durum ise terör örgütü üyelerince yapılan propogandalarla da birleşince, maalesef PKK 'ya olan desteği belli ölçüde artırabilmiştir. Artan fakirliğin bölgenin jeopolitik konumu ile değerlendirilmesi(!) yasa dışı yollar ile para kazanmaya teşvik durumuna ulaşmış, kapkaç,hırsızlık ve sınır kaçakçılılığı vakaları her geçen gün çoğalmış dolayısıyla kayıtdışı ekonomi alıp başını gitmiştir.
Tekrar PKK'nın kuruluş gayesine dönersek hükümetlerin toprak ağalarının tarafında duruş göstermesi, hakkını alamayan ve bilinçsizlik neticesinde kararsız kalan bazı köylülerin başını bükmüş ve kendilerine yeni bir çatı,bayrak arayışına mahal vermiştir.Tabii bu saydıklarımız sadece en temel sebeplerdir. (Yazımın gelecek bölümlerinde henüz belirtmediğim sebeplere detaylarıyla değineceğim.(Örneğin; tehdit ile PKK saflarına geçirilen vatandaşlarımız, ya da HADEP,DTP vb partilere zorla oy kazandırılması, dış güçler tarafından ülkemiz aleyhine yönlendirilmesi,vs... ) 1974-1980 yılları arasında kendisi gibi sol görüşlü olanlarla da çatışma yaşamıştır. Buna örnek olarak İşçi Partisi'nin güneydoğu temsilciliklerinin beş il başkanına yapılan silahlı saldırılar söylenebilir. "Şehir Savaşları" denilen çatışmalar örgütün ismini değiştirmesiyle tam anlamıyla başlamıştır. Bu dönemde PKK; devleti, kendi tabirleri ile söylersek "Kürt köylüsünü sömüren ağalarla işbirliği yapmakla" suçlamıştır ve bunun neticesinde ŞanlıUrfa ilimizin önemli aşiretlerinden birine mensup ve o dönemin Milletvekili olan M.Celal Bucak 30 Temmuz 1979'da suikaste uğramıştır.
Görüldüğü üzere PKK, henüz PKK ismini almadan önce Devrimci Gençlik söylemleriyle 1960 lı yıllardaki olaylara dahil olanlarla benzer amaçlarla ortaya çıkan ve başlangıç ile sonraki dönem arasında dikkat çekici derecede farklı söylemler üzerine yoğunlaşan, sosyalist bir işçi&halk siyasi örgütlenmesinin (buraya kadar anlattığım) bir süre sonra tamamen Türkiye Cumhuriyet'ini hedef alan eylemleriyle terör örgütüne geçişini gösteren bir harekettir. "Devrimci Gençlik" ile benzeyen en büyük yanı arzu ettiği ekonomik düzenin yanısıra, topluluğun Ankara'da, Öcalan tarafından henüz Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde öğrenci iken kendisi gibi öğrenci olan arkadaşlarıyla kurduğu "Ankara Democratic patriotic association of higher education (demokratik vatan sever ankara yüksek öğretim ortaklığı) adı altında oluşturulmasıdır. Farklılıkları ise ilerleyen dönemde gün yüzüne çıkmaktadır. Bu oluşum kısa süre sonra güneydoğu da yayılır ve özellikle APO'cular tarafından yalan vaadlerle kandırılan Kürt kökenli gençler tarafından benimsenir. Bu örgüt, daha sonra "PKK" adını alarak, görünen yüzünü değiştirmiş ve yönünün "klasik eylemci Marksist sol" dan farklı olduğunu göstermiş ve büyük hedeflerini sadece anayasal hakları değiştirmek ya da yalnız Türkiye'nin ekonomik düzeni ile ilgili olmadığı biçiminde ifade ederek organize olmuştur.
( devam edecek )