|
Karakter boyutu :
Aydın ERGÜN
9 Haziran 1921'de NELER OLMUŞTU?07 Haziran 2008, 18:41
ayergun@hotmail.com
9 Haziran 1921”de NELER OLMUŞTU? Tarihte her milletin, her devletin hatta her bir şehrin kendine özel günleri vardır. Ülkemizde de, tarihte 17 devlet kuran bir millet olduğumuzdan ve şanlı bir mazimiz olmasından dolayı bu özel günlerimizin sayısı epey bir fazladır çok şükür. Ülkemizde kutlanan özel günler; dini ve milli bayramlarımız, zafer ve fetih yıldönümlerimiz, düşman işgalinden kurtuluş günleri, yöresel günler, anma günleri ve diğer özel günlerdir.. Ülkemizde olan ve yöresel bazda kutladığımız bu özel günlerimizden birisi de 9 Haziran İnebolu”nun Şeref ve Kahramanlık Günü”dür. Bazıları bu günü İnebolu”nun Kurtuluşu diye bilir. İnebolu, fiili bir düşman işgali görmediğinden dolayı bu gün, kurtuluş günü değildir. Ama bilinen bir gerçek var ki kurtulan İnebolu değil tüm Türkiyedir aslında. Peki ama 9 Haziranı bu kadar önemli kılan nedir? Gelin, bu konuyu hep beraber incelemeye çalışalım.. Milli Mücadele yıllarında İnebolu”ya gelen vapur, torpido ve motorlu vasıtaların haddi hesabı yoktu. Gelen askeri malzemelerin boşaltılması için halk gecesini gündüzüne katıyordu. Yine böyle günlerin birinde 8 haziran 1921”de arefe günü halk, limana gelen cephaneyi boşaltmış ve ertesi günkü Ramazan Bayramı”na hazırlanıyordu. Herkes bayrama hazırlanırken sabah saatlerinde iki savaş gemisinin süratle İnebolu”ya geldikleri görüldü. Gemiye astıkları Yunan bayrağı ve beyaz flama ile moloza geldiler. Gelenleri Liman Reisi, Askerlik Şube Reisi, İrkap-İhraç(yükleme-boşaltma) kumandanı karşıladı. Gelen Yunanlı düşman gemisinin deniz yüzbaşısı, kaymakamlığa yazılmış bir ültimatom tebliğ etti. Bu ültimatom şöyleydi; “Mondros Mütarekesi hükümlerine aykırı olarak İnebolu”ya külliyetli miktarda cephane ve yüzlerce subay çıktığından iki saate kadar şehirdeki savaş araçlarını teslim ve kayıkları tahrip etmek, şehirde yapılacak aramada rehin olarak ileri gelenlerden 12 kişiyi Kılkış”a göndermenizi istiyoruz. Aksi takdirde Lahey Konferansı hükümlerine göre şehri bombardıman edeceğiz.”(¹) Ültimatomu alan İnebolu heyeti hemen durumu Kastamonu ve Ankara”ya bildirdi. Ve bu arada da dellallar çıkararak halka zarar görmemeleri için İkiçay mevkiine doğru gitmeleri istendi.Birçok Rum aile de Ibras (Yeşilöz) köyüne gönderildi.Tüm bunlar sürerken şehrin savunması ve korunması için de bazı tedbirler alınmıştı. Muhafız bölüğü şehre hakim tepelere, Boyran, Abaştepe ve Patriyos sırtlarında evvelce hazırlanmış siperlere yerleştirilmiş ve silahlı gençlerle de takviye edilmişti. Yani İnebolu Gençliği de vazife başındaydı.. Ayrıca Ramazan topları ve soba boruları da top şeklinde kamufle edilmişti. Ee boşuna denmemiş “Harp Hiledir.” Diye.. Müthiş bir süreçti. Bu arada Yunanlıların verdiği mühlet de dolmak üzereydi. Kastamonu Valisi, Yunanlılara cevap mektubu yazıp bir heyetle gönderdi. Mektubu getiren heyet az sonra üzgün bir şekilde geri döndü. Gemiye giden heyete Yunanlılar, 1 saat içerisinde teslim olunmadığı takdirde şehrin bombardıman edileceğini bildirmişti. Mühlet bitince Yunan bombardımanı başlamıştı. İnebolu”yu ve sahildeki tüm kayıkları hedef almışlardı. İnebolu bu duruma sessiz kalamazdı. Mevki komutanı Nidai Bey, tüm askerlere top ateşi açmaları emrini vermişti. Bu operasyon başarılı olmuş ve düşman gemisi Kılkış ve Panter”i vurarak kaçmalarını sağlamıştı. Kerempe açıklarına doğru kaçan gemiler, bir süre sonra tekrar İnebolu”ya gelerek bombardımana devam etmişlerdi. Bu esnada da halk öğle namazını kılıyordu. Kılkış”ın attığı güllelerden birisi de Yahyapaşa (orta) Camii”nin yanına düşmüş ve patlamadan olduğu yerde kalmıştı. Bu durum İlahi bir lütuftur. Bunun üzerine Türkiye Büyük Millet Meclisi, İtilaf Devletlerine bir protesto telgrafı çekerek, silahsız bir şehre yapılan bombardımanın uluslar arası hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Ayrıca bu durum diğer ülkelere de şikayet edilmiştir. Bunun üzerine Amerika ve Fransa inceleme yapmak üzre İnebolu”ya bir heyet göndermiştir. Ama olan olmuştur bir kere. Bombardımanda Hükümet Konağı, Osmanlı Bankası (bugünkü belediye binası), bazı vatandaşların evleri ve bahçeleri, dükkanlar, yalıdaki kayıklar hasar görmüş ve maddi-manevi zarara sebep olmuştur. Bombardıman esnasında hiç şehit vermemişiz çok şükür. Sadece birkaç askerimiz yaralanıp gazi olmuştur. İnebolu yaklaşık 2 ay sonra 30 Temmuz 1921 günü bir bombardıman daha yaşamıştır. Şehri gözetleyen düşman gemisi Kılkış, İnebolu”dan geçerken 3 ağır gülle savurmuş, ama herhangi bir zarar-ziyana sebep olmamıştır. 9 Haziran 1921 günü yapılan bombardıman İnebolu”nun ilk bombalanışı değildi aslında. 1915 yılında da farklı bir ülke tarafından bombalanmıştı İnebolu.( Bu konuyu ileriki yazılarımda ele alacağım.) 9 Haziran”da kurtulan İnebolu değil tüm Türkiyedir aslında. İnebolu, 9 Haziranda düşmana teslim olsaydı Milli Mücadelemiz büyük zarar görecekti. Şehirde yüklü miktarda cephane ve silah vardı. İnebolu”nun teslim olması demek tüm bunların düşman eline geçmesi demekti. Ayrıca İnebolu Limanı Anadoluya en yakın limandı. Cephaneler diğer limanlara nazaran buradan Anadoluya daha kısa sürede taşınıyordu. İnebolu teslim olsaydı Milli Mücadelemiz bu avantajlardan mahrum olacaktı. Bizler İnebolulu olarak 9 Haziran1921 Çarşamba günü Ramazan Bayramının 1.günü yaşananları anlamalı ve herkese de anlatmalıyız. Bastığımız toprakları toprak diyerek geçmeyerek tanımalı ve nasıl bu vatanın kazanıldığını ve savunulduğunu düşünmeliyiz. İnebolu”nun taşı, toprağı, çarşısı, limanı, sahili kısacası her yeri bu şanlı günlerin aziz hatırasıyla doludur.
9 HAZİRAN İNEBOLU”NUN ŞEREF VE KAHRAMANLIK GÜNÜNÜN 87. YILDÖNÜMÜ TÜM TÜRKİYE”YE KUTLU OLSUN !
Aydın ERGÜN Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi AÖF Yararlanılan Kaynaklar: 1)Kamil Tunoğlu, İnebolu, 2002 2)tr.wikipedi.org
Bu haber 2103 defa okunmuştur.
|
SON HABERLERFOTO GALERİ
SİTE ANKETSON YORUMLANANLARVİDEO GALERİ
KÖŞE YAZARLARI
ASTROLOJİHAVA DURUMU
DÖVİZ
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
